7 Kasım 2008 Cuma

Onur Air büyüyor

Onur Air krize rağmen uçak aldı. Havacılık sektöründe şirketler küçülmenin yollarını ararken kriz bağışıklısı olduğunu açıklayan Onur Havayolları ise uçak almaya devam ediyor.

Küresel krizin havacılık sektörü çok daha büyük ölçekte etkilenir ve dünyada birçok havayolu şirketi iflas edip yolcusuz kalan uçaklar hangara çekilirken Onur Air filosuna bir uçak daha kattı. 16 yıllık bir Türk şirketi olarak krize karşı bağışıklı olduklarını söyleyen Onur Havayolları Genel Müdürü Şahabettin Bolukçu; “Öz sermayesi güçlü şirketler için her kriz bir fırsattır. Onur Air olarak o kadar çok kriz atlattık ki bu krizi de bir fırsat olarak değerlendirebilecek aşıya sahibiz” dedi. Bolukçu; sadece bu tek uçak sayesinde bile ülkemize yılık 4 milyon dolar navlun döviz girdisi sağlanacağını söyledi.

Yakıt fiyatlarının en üst noktalara doğru tırmandığı Nisan ayında uçak alımı için görüşmelere başlayan Onur Air bir adet Airbus 300-600 tipi uçağın imzasını 31 Ekim tarihinde attı. Önceki gün İstanbul Atatürk Havalimanı’na gelen ve hemen hac-umre operasyonu için kiralandığı Suudi Arabistan Havayolları renklerine boyanan uçak daha önce Yunan Olimpic şirketinde uçuyordu.

Uçakta, 28’i business ve 241’i ekonomi olmak üzere toplam 269 koltuk bulunuyor. Bu uçakla Onur Havayolları uçak sayısını 25’e, koltuk kapasitesini ise toplam 5714’e çıkarttı.

Yahoo'nun büyük pişmanlığı

Dünya internet devi Yahoo, yılbaşında Microsoft'un yaptığı teklifi kabul etmediği için çok pişman.

Geçtiğimiz Şubat ayında Yahoo için rekor teklif yapan Microsoft piyasaları coşturmuştu. Fakat yapılan teklifi beğenmeyen Yahoo ilk teklifi red etmiş. İki şirket arasında yapılan uzun pazarlıklar sonuçsuz kalmıştı ve Microsoft teklifini geri çekmiş.

Krizden sonra ise her şey değişti. Amerikan internet grubu Yahoo'nun Başkanı Jery Yang, firmalarının, dünyanın en büyük yazılım firması Microsoft tarafından satın alınması gerektiğini söyledi. Yang,”Şu anda, Microsoft için en iyi şeyin Yahoo'yu almak olacağını söyleyebilirim. Bunu biz de istiyoruz” diye konuştu. Uygun bir fiyat verilmesi durumunda masaya oturmaya hazır olduklarını söyleyen Yang, önerinin daha önce reddedilmesiyle ilgili olarak da “O zaman doğru şeyi yaptığımızı düşünüyorduk. Olayın böyle sonuçlanmasında her iki tarafın da suçu var” diye konuştu.

Yahoo, Microsoft'un geçen Şubatta 44 milyar dolarlık satın alma önerisiyle başlayan ve Nisanda 47 milyar dolara yükseltilen tamamen veya kısmen satın alma tekliflerini kesin bir şekilde reddetmişti. Microsoft iki kez yaptığı satın alma önerisinin reddedilmesinin ardından, firmayı almayı düşünmediğini çeşitli ortamlarda dile getirmişti.

ASELSAN ve STM, AB sınır güvenliği için çalışacak

ASELSAN ve Savunma Teknolojileri Mühendislik A.Ş. (STM), Avrupa Birliği'nin (AB)sınır güvenliği için birlikte çalışacak.

ASELSAN'dan yapılan açıklamaya göre, sınır güvenliği için başlatılan TALOS Projesi için Avrupa Birliği (AB) 7. Çerçeve Programı kapsamında oluşturulan uluslararası konsorsiyumda Türkiye'yi ASELSAN ve STM temsil edecek.
Avrupa Komisyonu ve Avrupa ülkelerinde sınır güvenliği görevini yerine getiren kuruluşlar, 2012 yılında tamamlanacak TALOS (Taşınabilir Otonom Sınır ve Geniş Alanlar İleri Gözetleme Sistemi) Projesine büyük önem veriyor.

Proje hayata geçirildiğinde, insansız kara aracı, insansız hava aracı ve sensör kulelerinden gelecek olan görüntü ve verilerin komuta kontrol merkezlerinde izlenerek yönetilmesi ile sınır güvenliği konusunda büyük gelişme sağlanacak.
Kontrolsüz sınırlar ve geniş alanlarda keşif ve gözetleme görevlerini yerine getirecek sistemin geliştirilmesini ve seçilecek bir bölgede test edilerek gösterimini kapsayan TALOS Projesi ile uzun vadede tüm Avrupa'nın sınırlarının güvenliği hedefleniyor.

TÜRKİYE AVRUPA SINIRLARI İÇİNDE YER ALIYOR

AB'nin projeye ve Türkiye'nin katkısına verdiği önem, TALOS Proje Logosundaki Avrupa sınırlarında Türkiye de yer almasıyla gösteriliyor.

AB Komisyonu tarafından desteklenmesine karar verilen TALOS Projesi, 10 ülkeden toplam 14 kuruluşun yer aldığı uluslararası konsorsiyum tarafından gerçekleştiriliyor. Projede ASELSAN ve STM'nin temsil ettiği Türkiye'nin yanı sıra Polonya, İsrail, İspanya, Finlandiya, Fransa, Estonya, Romanya, Belçika ve Yunanistan'dan kuruluşlar yer alıyor.
4 yıl sürecek projenin bütçesi 20 milyon avro büyüklüğünde ve yaklaşık 13 milyon avro tutarındaki kısmı Avrupa Komisyonu tarafından sağlanıyor.

Türkiye'nin projedeki iş payı, ASELSAN'ın yüzde 17,4 ve STM'nin yüzde 10,6 olmak üzere, toplam yüzde 28 olarak gerçekleşiyor.

TALOS projesinin koordinatörlüğünü Polonya'dan PIAP Araştırma Enstitüsü üstlenirken, Komuta-Kontrol, Bilgisayar, Haberleşme, Keşif ve Gözetleme (C4ISR) Sistem Mühendisliği Yöneticiliğini ASELSAN yürütüyor.
Kontrolsüz sınırlar ve geniş alanlarda keşif ve gözetleme görevlerini yerine getirecek bir sistemin gerçekleştirileceği projede, en kritik iki iş paketi olan “Üst Seviye Sistem Mimari Tasarımı” ve “Komuta Kontrol Alt Sistemlerinin Geliştirilmesi” de ASELSAN'ın liderliğinde yürütülecek. Söz konusu iş paketlerinde STM A.Ş. de önemli bir görev üstlenerek, ASELSAN ile birlikte sistem gereksinimlerini oluşturacak, üst seviye sistem mimarisini belirleyecek tasarım ve geliştirme faaliyetlerine katılacak.

Türk Silahlı Kuvvetlerini Güçlendirme Vakfı'nın bir kuruluşu olan ASELSAN ve STM'nin TALOS Projesi'nde önemli bir rol almasında Savunma Sanayi Müsteşarlığı (SSM) ve TÜBİTAK'ın sağladığı desteğin büyük katkısı oldu.
TALOS Projesi'nin “Son Kullanıcı Danışma Kurulu”nda görev alan İçişleri Bakanlığı Entegre Sınır Yönetimi Proje Müdürlüğü, Türkiye'nin Sınır Güvenliği ihtiyaçlarının TALOS Projesi'ne yansıtılmasında önemli rol alacak.

Kredi kartında inanılmaz tefecilik

Bir zamanlar mahalle aralarında çek, senet veya ipotek karşılığında verilen nakit paranın yerini yeni yöntemler alıyor. Modern tefeciler buldukları 'kontör satma' yöntemiyle borçlunun bankaya ödeyeceği miktarı uygun ödeme koşulları da sağlayarak düşürüyor.

İşte inanılmaz sistem böyle işliyor

İstanbul'un en lüks semtlerinden Nişantaşı'nda kontör ve cep telefonu satışı yapılan bir apartman dairesindeyiz. Masalarında tüm bankaların POS cihazının bulunduğu büronun telefonları susmak bilmiyor. Sırada bekleyen müşterileri kimi türbanlı kimi açık, şık giyimli kadın ve erkek görevliler bilgilendiriyor. Ancak anlattıkları cep telefonu ya da kontörle ilgili değil. Müşteriler kredi kartı mağduru, onlar da kredi kartı borcundan kolayca kurtulmanın yollarını anlatıyor.

Kriz dönemlerinde hortlayan "modern tefecilerden" birindeyiz. Kredi kartı mağduru olarak kapısını çaldığımız büroda 4 yıldır görünürde kontör ve cep telefonu satışı yapılıyor. Bir zamanlar mahalle aralarında çek, senet veya ipotek karşılığında verilen nakit paranın yerini yeni yöntemler alıyor. Kontör satışı da bu yöntemlerden biri. Merkez Bankası verilerine göre, son 9 ayda ferdi kredi ve kredi kartları borçlarını ödememiş kişi sayısı 1 milyon 59 bin 360'a ulaşırken, modern tefecilerde krizi fırsata çeviriyor. Reklamlarını da internet siteleri, mail zincirleri ve sokaklarda dağıttıkları el broşürleri ile yapıyor.

Biz de bu büroya bir broşür sayesinde ulaşıyoruz. "Kredi kartı borcunuz mu var? Ödeyemiyor musunuz? Çözüm mü arıyorsunuz? Düşünmeyin" sorularının yer aldığı broşürdeki adrese gittiğimizde görevlilerden biri bizi masaya oturtuyor ve bilgi vermeye başlıyor:

"Talep çok arttı. Bu işi 4 yıldır yapıyorum. Önce Adana'da başladım, sonra İstanbul'a geldim. Şu sıralar işlerimiz çok iyi. Avukata ya da icraya düşmüş kartlara hizmet vermiyoruz. Borçlarınızı hemen gidip bankada ödüyoruz. Daha sonra bankaların uyguladığı faiz oranlarının yarısını uygulayarak, belli bir miktar parayı sizin kartınızdan kontör almak için çekiyoruz. Siz, bu yeni borcunuzu 12 ayda ve bankanın öngördüğü taksit miktarının yarısına bankaya geri ödüyorsunuz."

POS tefecisinin "kıyakları" bunlarla da bitmiyor. Yüzünde banka reklamlarından çıkma bir gülümsemeyle bakan tefeci, faiz miktarının elden verilmesi halinde indirim de yaptıklarını söylüyor.

'Bankaların da işine geliyor'

Etrafı büyük bankaların şubeleri ile çevrili, İstanbul'un en gözde semtlerinden birinde "faaliyet gösteren" bu kişiye "Peki siz bunları yaparken, kimse peşinize düşmüyor mu?" diye soracak oluyoruz. POS tefecisinin bize verdiği yanıt, "Küresel krize karşı dayanıklı bankacılık sistemimizin" yaşadığı açmazları gözler önüne seriyor: "Tüm bankaların kartları ile çalışıyoruz, bütün POS makinalarına sahibiz. Bu durum bankaların da işine geliyor. Bizim sayemizde alacaklarını tahsil ediyorlar. Yoksa her borçluyu avukata verseler, tahsilat yıllar sürer. Böylelikle, bankalar da vatandaş da biz de memnun oluyoruz."

Borcunu ödeyemeyen vatandaşın kredi kartı borcunu çeşitli yollarla kapatan, ardından belli bir faiz oranı ile aynı karttan uzun vadeli para çeken "POS tefecileri", bu yöntemle yüz binlerce YTL gelir elde ediyor ve küresel krizin yarattığı durgunluk ortamında "kılını bile kıpırdatmadan" köşeyi dönüyor.

Banka faizleri düşürülmeli

Tüketici Hakları Merkezi (TÜ-MER) Başkanı Ömer Keser, tüketicilerin kart borçları nedeniyle gayri resmi, hukuki altyapısı olmayan hiçbir kurum veya kişiye başvurmaması gerektiğini söyledi. POS tefecilerinin tüketiciye yardımcı olur gibi gözükürken, haksız kazanç sağladıklarını vurgulayan Keser, "Bu durum istismara çok açık. Dolayısıyla böyle kimselerle iş yapan tüketici yarın çok ciddi bir sıkıntı ile karşılaşabilir" dedi.

Türkiye'deki kart faizi oranlarının BDDK verilerine göre dünya ortalamalarının üstünde olduğuna dikkat çeken Keser, özellikle küresel krizin de etkisiyle son zamanlarda bankaların çok cüzzi miktarlardaki kredilerin bile peşine düştüğünü dile getirdi. Ellerinde ödenmiş dekontu olan tüketicilerin bile kapısının çalındığını anlatan Keser, "Türkiye'deki bankaların artık kredi kartı faizlerini, tüketici kredisi faizleri seviyesine düşürmelidir. Aksi takdirde vatandaşlarımız danışmanlık kisvesiyle uyanıklık yapan tefecilere muhtaç kalmaya devam edecektir" diye konuştu.